Dünkü elim uçak kazası ve kara kutu

11 Kasım 2025 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait Lockheed C-130 Hercules tipi bir askeri nakliye uçağı, Azerbaycan’ın Gence Havalimanı’ndan kalktıktan kısa süre sonra Gürcistan sınırına yakın Sighnaghi bölgesinde düştü. Uçakta bulunan 20 askerimizin tamamı şehit oldu. İlk bilgilere göre uçakla irtibat kazadan birkaç dakika önce kesildi; kazanın nedeni henüz netleşmedi.

Yetkililer, bölgede yürütülen arama çalışmalarında uçağın kara kutusunun bulunduğunu açıkladı. Şimdi gözler, bu kritik cihazın analizinden çıkacak verilere çevrildi. Kara kutudan elde edilecek bilgiler, kazanın kesin nedenini ortaya koyacak ve gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için yol gösterecektir.

Başımız sağ olsun Türkiyem. Başta Türk Hava Kuvvetlerimiz olman üzere şehit yakınlarımızın ve milletimizin başı sağ olsun. Mekanları cennet olsun. Rabbim şehit ailelerine ve sevenlerine peygamber sabrı versin.

Kara kutu nedir?

Bir uçak kazası duyduğumuzda olayın nasıl gerçekleştiğini anlamak için aklımıza gelen ilk şey “kara kutu” olur. Kara kutu, 1958 yılında Sivil Havacılık Kurumu tarafından her hava taşıtında bulundurulması zorunlu hale getirilen, uçuşla ilgili tüm teknik verileri ve kokpit konuşmalarını kaydeden cihazdır. Biz havacılar buna “Flight Recorder” yani Uçuş Kaydedicisi deriz.

Belki sizi şaşırtacak ama bu kutunun rengi siyah değil, aksine fosforlu turuncudur. Bunun sebebi, kaza yerinde kolay fark edilebilmesidir. Ayrıca kutu üzerinde yansıtıcı şeritler bulunur; doğada en hızlı fark edilen renk olması sebebiyle turuncu tercih edilir.

“Kara kutu” ismi ise 1947’de Avustralyalı mucit David Ronald de Mey Warren tarafından icat edilen bu cihazı gören bir gazetecinin, “fotoğrafçıların karanlık odası gibi her şeyi kaydeden gizemli bir kutu” benzetmesinden gelir.

Kara kutu, uçağın çarpma anında en az hasar gören bölgesi olan kuyruk kısmına yerleştirilir. Yaklaşık 25 cm uzunluğunda, 12-13 cm derinliğinde ve 5 kilogram ağırlığındadır. Malzemesi paslanmaz çelik veya titanyumdur ve yüksek ısıya, suya, basınca ve çarpmaya karşı son derece dayanıklıdır. Suya temas ettiğinde devreye giren sinyal sistemi sayesinde 6000 metre derinlikte 90 gün boyunca sinyal yayabilir.

Uçağa yerleştirilmeden önce pek çok güvenlik testinden geçirilen kara kutular, uçuşun son 25 saati ile kokpitin son 2 saatlik ses kayıtlarını saklar. Bu veriler, kazanın nedenini anlamak, teknik hataları tespit etmek ve gelecekte benzer olayların önüne geçmek için hayati önem taşır.

Kokpit ses kayıtları sayesinde şu bilgilere ulaşılır:

• Pilotların kendi aralarındaki konuşmalar,

• Kabin ekibi ve yolcularla yapılan iletişim,

• Hava trafik kontrol merkeziyle yapılan telsiz konuşmaları.

Teknik veriler ise şu bilgileri içerir:

• Uçağın hareketleri,

• Motor değerleri,

• Elektronik sistemlerin durumu,

• Pilotun manuel müdahaleleri ve oto pilot verileri,

• Hava hızı, basınç, irtifa ve zaman gibi 80’den fazla parametre.

Kara kutular yalnızca kazalarda değil, pilotaj eğitimlerinde veya tartışmalı uçuş olaylarının incelenmesinde de kullanılır. Askeri uçaklarda güvenlik gerekçesiyle pilotun verileri silme yetkisi bulunabilir; ancak sivil uçaklarda bu mümkün değildir.

Tarih boyunca kara kutunun bulunamadığı çok az kaza vardır. Örneğin 11 Eylül 2001 saldırılarında bazı uçakların kara kutuları tahrip olmuş, Malezya Havayolları’na ait MH370 uçuşunda ise kara kutu hiçbir zaman bulunamamıştır.

Havacılıkla ilgili daha detaylı bilgilere ulaşmak isterseniz son kitabım  “Havada Bir Ömür”ü okumanızı tavsiye ederim.

Dr. ÖMÜR KAHRAMAN – NAME HABER

instagram: omurkahramann