Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: 2030’da yaşlı nüfus oranı yüzde 13,5’e çıkabilir

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen 2’nci Yaşlılık Şurası’nın kapanış programı gerçekleştirilirken, programa katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Türkiye’nin demografik yapısında yaşanan hızlı değişime dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu ve yaşlı nüfus oranındaki artışın artık sadece istatistiksel bir veri olmaktan çıkıp doğrudan sosyal politika üretimini zorunlu kılan stratejik bir mesele haline geldiğini ifade etti.

Kapanış konuşmasında Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla yaşlı nüfus oranına göre dünya sıralamasında 75’inci sırada yer aldığını belirten Cevdet Yılmaz, 2000 yılında yüzde 5,7 seviyesinde olan 65 yaş üstü nüfus oranının 2023 yılı itibarıyla ilk kez yüzde 10’un üzerine çıktığını ve bu durumun Türkiye’yi “çok yaşlı ülkeler” kategorisine taşıdığını ifade ederken, TÜİK projeksiyonlarına göre bu oranın 2030 yılında yüzde 13,5’e, 2100 yılına gelindiğinde ise toplam nüfusun yaklaşık üçte birine ulaşmasının beklendiğini söyledi.

Türkiye genelinde 62 ilin yaşlı nüfus oranının yüzde 10’u aştığını da aktaran Cevdet Yılmaz, 7 milyondan fazla hanede en az bir yaşlı bireyin bulunduğunu ve yaklaşık 2 milyon yaşlının ise tek başına yaşadığını belirterek bu durumun yalnızca demografik bir dönüşüm değil aynı zamanda giderek derinleşen bir sosyal yalnızlık problemine işaret ettiğini dile getirdi.

Konuşmasında kuşaklar arası iletişimin önemine de değinen Cevdet Yılmaz, yaşlıların toplum için bir yük değil aksine toplumsal hafızayı taşıyan, değerleri aktaran ve yeni nesillere rehberlik eden önemli bir güç olduğunu vurgularken dijitalleşme, sosyal değişim ve bağımlılık gibi modern sorunların kuşaklar arasındaki bağları zayıflattığını ancak bu bağların yeniden güçlendirilmesinin toplumsal bütünlük açısından kritik olduğunu ifade etti.

“Uzun Süreli Bakım Sigortası” sistemine yönelik çalışmaların sürdüğünü de açıklayan Cevdet Yılmaz, bu sistemin hayata geçirilmesiyle birlikte vatandaşların yaşlılık döneminde hem evde hem de bakım merkezlerinde ihtiyaç duyacakları sağlık ve bakım hizmetlerine daha güvenli ve sürdürülebilir şekilde erişebileceğini belirtirken, aynı zamanda bu modelin ülkenin tasarruf oranlarını artırarak finansal sistemi de destekleyeceğini söyledi.

Yaşlılara yönelik evde bakım hizmetleri, gündüzlü yaşam merkezleri ve sosyal destek programlarıyla aile yapısının güçlendirilmeye çalışıldığını ifade eden Cevdet Yılmaz, “Torunum Olur musun” gibi projelerle kuşaklar arası dayanışmanın artırıldığını ve yaşlı bireylerin sosyal hayata daha aktif katılımının hedeflendiğini belirterek dijital dönüşüm sürecinde yaşlıların da bu gelişmelerin dışında bırakılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.