Basın tarihinde iz bırakan Aydın Engin 82 yaşındaydı…

Basın tarihinde iz bırakan Aydın Engin 82 yaşındaydı…

Aydın Engin’i kaybettik!

Türkiye medyasının en kıdemli isimlerinden yazarımız Aydın Engin, bugün (24 Mart 2022 Perşembe) hayatını kaybetti.

53 yıldır gazetecilik yapan, kendisine özgü üslubu, tiyatro yıllarından gelen birikimi, politik sürgünlüğü, haberleri, röportajları, kitapları ve kişiliği ile basın tarihinde iz bırakan Aydın Engin’i, 12 Şubat’ta girdiği 82 yaşında kaybettik.

Aydın Engin, safra kesesi sorunu nedeniyle 8 Mart Salı günü ameliyata alındı. Ameliyat sonrasında gözlenen sızma nedeniyle 9 Mart Çarşamba günü ikinci bir operasyon geçiren Aydın Engin, kısa süreli aralar dışında 16 gündür “yoğun bakım” servisinde tedavi görüyordu.

Aydın Engin, 11 Şubat Cuma günü T24’te yayımlanan son yazısında, “kişisel bir not” olarak şu satırları paylaşmıştı:

“Aydın Engin’i bir süre nadasa bırakmak iyi olacak.
Nadas’ın ne olduğunu bilmeyen kentli okurlar için bilgi notu: Nadas tarlanın sürülüp, sulanıp ekime hazırlanması ama o yıl ekilmemesidir.
Ben de beni nadasa bırakıyorum.
Ne kadar sürer bu nadas?
Bilmiyorum. Umarım kısa sürer.
Şey…
Bugün benim 81 yaşımdaki son günüm.”

Aydın Engin: Egeli bir mizah, Türkiyeli bir mahpus, dünyalı bir kalem
Ödemiş’ten İstanbul Hukuk Fakültesi ve tiyatroculuğa, gazetecilikten sürgüne uzanan 82 yıllık bir hikâye… “Ben kıdemli bir basın sanığıyım” demişti Aydın Engin. 1970’li yıllarda farklı zamanlarda 7 kez tutuklandı. Hakkında açılan davalar nedeniyle yaklaşık 12 yıl Almanya’da yaşadı, ülkesine dönemedi, ancak sürgün yıllarında da yazmayı sürdürdü.

1 Eylül 2009’da kurulduğu günden itibaren T24’te yazılar kaleme alan Aydın Engin 12 Şubat 1941’de İzmir’in Ödemiş ilçesinde, terzi Sadık Engin ile Adalet Engin’in oğlu olarak dünyaya geldi. Ortaöğrenimini 1957’de Ödemiş Lisesi’nde tamamladı. Ardından girdiği ve bir süre öğrenim gördüğü İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bırakarak, aktif siyaset, gazetecilik ve tiyatro dünyasına adım attı.

Öğrencilik yıllarında Adalet Cimcoz, Tahir Alangu gibi bazı yazar ve çevirmenlerin yazılarını daktiloya çekerek geçimini sağlamaya çalıştı ve yazarlık mesleği ile tanıştı. Üniversite öğrenimi sırasında bir yandan da Gençlik Tiyatrosu’nda amatör tiyatroya başladı. Sonrasında hukuk öğrenimini bırakıp tiyatroculuğu meslek olarak seçti.

Tiyatroculuğu ve Yılmaz Güney’li yılları

Yedek subay öğretmenliği sırasında ilk oyunu olan “Aykırı”yı yazdı. Oyun, Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda sahnelendi. Aydın Engin, bu toplulukta dramaturg ve oyuncu olarak işe başladı. Aynı yıl, Yılmaz Güney’in özel senaristi olarak çalışmaya başladı. Yeşilçam için pek çok senaryo yazdı ancak imzasını koymadı. Aydın Engin o zamanları “Yeşilçam sinemasına çok sayıda senaryo yazdım. Derken Yılmaz Güney’in ‘Ghost writter’i oldum. Yani senaryoyu ben yazdım, afişte ya takma ad kullandık ya da Yılmaz Güney imzasını” diye anlattı daha sonra.

1967’de Tuncel Kurtiz, Tuncer Necmioğlu, Umur Bugay ve Müjdat Gezen’le birlikte Halk Oyuncuları’nı kurdu. “Devri Süleyman” adlı oyunu yazdı ve yönetti. Yasaklamalara rağmen yüzlerce kez sahnelenen oyun, Türkiye’de tiyatro tarihine girecek ölçüde büyük ilgi gördü.

Gazeteciliği

1969’da tiyatroculuğu bırakarak gazeteciliğe başladı. Haftalık Yeni Ortam dergisinde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. 12 Mart 1971  darbesi sırasında tutuklandı. Tahliye olduktan sonra artık günlük bir gazeteye dönüşen Yeni Ortam‘da Yazı İşleri Müdürü oldu ve aynı gazetede köşe yazıları yazdı.

Yeni Ortam‘da -24 Ocak 2993 Pazar günü evinin önünde uğradığı bombalı suikastte katledilen, basın tarihinin önde gelen gazetecilerinden- Uğur Mumcu ile birlikte çalıştı. Yeni Ortam günlerini yıllar sonra şu sözlerle andı:

Uğur Mumcu ile biz Yeni Ortam Gazetesi’nde beraber çalıştık. O Ankara Büro Şefi’ydi. Büro dediysem, büroda sadece o vardı. Ben ise Yazı İşleri Müdürü’ydüm. Ama hiç memurum yoktu. Şişhane’de kargoya belediye otobüsü ile gidip, kargo alıp haber yapardık. Bu koşullarda haber yapardık. Biz haberciyiz, esas olarak mesleğimizin içinde habercileriz. İyi haberci olmaya gayret ederiz, Mahir Kaynak‘ın bir MİT ajanı olduğunu Yeni Ortam Dergisi Ankara Bürosu Şefi muhabir Uğur Mumcu ortaya çıkardı. Yazı İşleri Müdür Aydın Engin bu haberi kapak yaptı. Biz o yıl ödül aldık. Ben halen bununla övünürüm.


Haberi Paylaş: https://namehaber.com/?p=761


Türkiye, TV