Tarihi tekerrür ettirmenin en güzel hali

Tarihi tekerrür ettirmenin en güzel hali

Her iş nevi, kendi ekseninde önem arz eder.

Bunu, o işin içindeki insanlar daha iyi bilir.

Önemsizlik kavramı ile herhangi bir iş konusu hiçbir zaman paralellik oluşturmaz.

Görevini, mesuliyetini bi hakkın icra etmek; hem işin değerini bilmek açısından hem de diğer insanlara ve geriden gelenlere örnek olmak, yanlış öğretilere yol açmamak açısından hayati bir husustur.

Tüm meslek kodları ve yaşam olguları açısından devamiyet, kalıcılık ve muvaffakiyet açısından da bu durum çok ama çok kıymetlidir.

İşi iş olsun diye yapmak emeksiz karşılık demek ve sonucundaki kazanımlarında haksızlıkla elde edildiği anlamını taşır, sonrasında da yaşam içi sonu gelmez zincirleme kazalar.

Çünkü bereket olmaz, tad olmaz, işlevsiz ve değersiz bir emtiaya dönüşür.

Halbuki işin hakkı verilse; beraberinde o emeğin eşsiz bereketi, tadı – lezzeti, mutluluğu, birlikte yaşadığı veya eksenindeki insanları derinden etkiler ve huzurun iç derinliğine ulaştırır.

Yaşam olgusu içerinde, bu döngüdeki hareket alanında, her fert kendine düşen vazifeyi değeriyle hitame erdirdiğinde büyük bir başarı elde edilmiş olmakla birlikte, segmentindeki insanlarla uluslararası arenada yarışı da kazanmış olur.

Ülkesi ve milleti adına da değerler yumağına dönüşmüş olur.

Geride kalınmadan, ileriye matuf planlar, programlar, hedeflemeler sağlanmış, ufkun engin hazinelerine yelken açılmış olur.

İki tıp öğrencisi düşünün; aynı fakülte, aynı bölümden mezun oluyorlar.

Öğrencinin biri eğitim sürecinde işin hakkını veriyor, öğreniyor, kendisini yetiştiriyor ve kendi alanında hayat kurtaran bir hekime dönüştürüyor.

Diğer öğrenci de tıp mezunu desinler, doktor desinler misali zar – zor fakülteyi bitiriyor doktor oluyor ama işin hakkını vermek adına bu alanda bulunmadığından ya o işi yapamıyor ya da yapmak zorunda kaldığında yaşamların son bulmasına varan hatalar yapabiliyor.

İşin hakkını vermek hayat kurtarır, işi iş olsun diye yapmak ise yaşama dair tüm değerleri yok eder.

Tüm işlerde mutlaka sürecin gerekliliğinden olması gereken zaman harcanmak zorunda.

Madem ki bu durum tek gerçek, neden zaman harcamışken hakkını vermeyelim? Neden zamanı anlamsızlandırarak çöpe atalım?

Bunun kimselere bu zamana kadar tek bir faydası olmamış.

Tarihi tekerrür ettirmenin en güzel hali, işin hakkını verenleri örnek almak ve o doğrultuda hareket etmektir.

ÖMER FARUK BAŞARAN – NAME HABER BAŞYAZARI


Haberi Paylaş: https://namehaber.com/?p=1395

, , , , , , ,
Başyazar