Cumhuriyetin Geleceğini İnşa Eden Sessiz Güç Öğretmenler

Bir toplumun kaderini belirleyen unsurlar arasında ordu, ekonomi, diplomasi ve teknoloji ne kadar önemliyse; o toplumun öğretmenleri de bir o kadar stratejik konumdadır. Çünkü öğretmen, bir milletin istikbalini şekillendiren insani sermayenin mimarıdır. Asker ocağında disiplin, cesaret ve vatan sevgisi nasıl yoğruluyorsa, sınıfın sessizliğinde de bir milletin değerleri, düşünce sistemi ve karakteri yoğrulur. Bu yüzden öğretmenler; cephede savaşmasa da toplumun geleceğini savunan en kritik güçtür.

Öğretmenlik mesleği, modern devletlerin en vazgeçilmez kadrolarından biridir. Ancak bu meslek, yalnızca bilgi aktaran bir rol değildir; aynı zamanda kültür taşıyıcısı, ahlak rehberi ve milli kimlik koruyucusudur. Bugün ülkemizin karşı karşıya olduğu güvenlik tehditlerinden sosyo-ekonomik dönüşümlere kadar pek çok süreç, nitelikli bir eğitim kadrosunu zorunlu kılmaktadır. Çünkü güçlü öğretmen, güçlü birey; güçlü birey ise güçlü devlet demektir.

Bizler biliyoruz ki Türkiye’nin en büyük gücü, ne yalnızca savunma sanayiindeki başarılarıdır ne de ekonomik potansiyelidir. Türkiye’nin gerçek gücü, sınıflarında geleceğini inşa eden öğretmenleridir. Bir ülkenin ordusu sınırlarını korur; ancak öğretmenleri o sınırlar içinde yaşayacak neslin bilincini, vicdanını ve duruşunu korur. İşte bu nedenle öğretmenlik, stratejik bir meslek olmanın ötesinde, devlet aklının devamlılığını sağlayan bir medeniyet görevidir.

Bugün, eğitim sistemimizin omurgasını ayakta tutan fedakâr öğretmenlerimiz; imkanları sınırlı olsa bile yürekleri geniş, sorumlulukları ağır olsa bile umutları diri insanlardır. Onlar, teknolojinin hızla değiştiği, bilginin saniyeler içinde eskiyebildiği bir çağda, çocuklarımızı doğru bilgiye, doğru ahlaka ve doğru yönelime ulaştırmaya çalışıyor. Bir öğretmenin bir çocuğun hayatına dokunuşu, aslında bir milletin geleceğine dokunuşudur. Bu etki, hiçbir askeri güç ya da siyasi karar kadar hızlı hissedilmese de çok daha uzun ömürlüdür.

Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Öğretmenler, ordularımızın kazandığı zaferi, kültür ordusuyla taçlandıracaktır.” sözü, bugün hâlâ güncelliğini korumaktadır. Fiziki sınırları ordular korur; zihinsel ve kültürel sınırları ise öğretmenler. Bir ülke, düşmanı kapısına dayandığında askeriyle ayakta kalır; fakat yanlış fikirler ve çarpık alışkanlıklar toplumun içine sızdığında, onu ayakta tutan yalnızca öğretmenlerdir.

Bu vesileyle, vatanın her köşesinde bilgi ve değer üretmeye devam eden tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum. Emekleriyle geleceğin subaylarını, mühendislerini, doktorlarını, diplomatlarını ve liderlerini yetiştiren bütün eğitim neferlerine saygıyla…

Onlar bu ülkenin sessiz gücü, görünmez kahramanları ve en stratejik güvencesidir.

E. TUĞGENERAL / Prof. Dr. FAHRİ ERENEL- NAME HABER