DÜNYA GERÇEKTEN BEŞTEN BÜYÜKTÜR

Bugün dünya, tarihin belki de en büyük vicdan sınavlarından birinden geçiyor. Savaşlar, krizler, insani dramlar ve küresel eşitsizlikler her geçen gün daha görünür hale gelirken, uluslararası sistemin adalet üretme kapasitesi ise giderek daha fazla sorgulanıyor. İşte tam da bu noktada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce dile getirdiği o tarihi söz yeniden yankılanıyor: “Dünya beşten büyüktür.”

Bu söz, aslında sadece bir eleştiri değil; aynı zamanda insanlığın vicdanına yapılan güçlü bir çağrıdır. Çünkü dünya düzeninin kaderinin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin inisiyatifine bırakılması, bugün yaşanan birçok krizin çözümsüz kalmasının temel nedenlerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Güçlü olanın değil, haklı olanın söz sahibi olması gereken bir dünya hayali, Türkiye’nin ortaya koyduğu bu ilkesel duruşla daha gür bir şekilde ifade edilmektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği bu tespit, yalnızca bir siyasi söylem değil; küresel adalet arayışının en güçlü manifestolarından biridir. Çünkü bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan insani trajediler, uluslararası mekanizmaların çoğu zaman adalet üretmekte yetersiz kaldığını açıkça göstermektedir. İnsanlık onurunun, siyasi çıkarların gölgesinde kalmaması gerektiğini savunan Türkiye, bu anlamda mazlumların sesi olmaya devam etmektedir.

Türkiye’nin ortaya koyduğu bu yaklaşım, aslında tarihsel ve kültürel bir mirasın da yansımasıdır. Asırlardır farklı inançları, kültürleri ve halkları bir arada yaşatmayı başarmış bir medeniyetin temsilcisi olarak Türkiye, küresel sistemde de adaletin ve hakkaniyetin hâkim olmasını istemektedir. Çünkü bizler biliyoruz ki adaletin olmadığı yerde barış kalıcı olamaz; barışın olmadığı yerde ise insanlık huzur bulamaz.

Bugün gelinen noktada yaşanan her yeni kriz, Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllar önce yaptığı bu tespitin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Dünya artık daha adil, daha kapsayıcı ve daha dengeli bir uluslararası sistem arayışı içindedir. Bu arayışın en güçlü sesi ise Türkiye’den yükselmektedir.

Türkiye’nin bu küresel vizyonu, yalnızca diplomatik platformlarda değil; aynı zamanda insani yardımlarda, barış girişimlerinde ve uluslararası krizlerin çözümünde gösterdiği aktif rol ile de kendini göstermektedir. Nerede bir mazlum varsa oraya uzanan bir el, nerede bir mağdur varsa oraya ulaşan bir vicdan vardır. İşte bu yaklaşım, Türkiye’yi sadece bölgesel bir güç değil, aynı zamanda küresel bir vicdan merkezi haline getirmiştir.

Bizler de siyasetin her kademesinde görev alan kadınlar olarak bu büyük vizyonun taşıyıcılarıyız. Çünkü kadınların olduğu yerde merhamet, dayanışma ve adalet duygusu daha güçlü şekilde hayat bulur. Türkiye’nin güçlü yarınlarını inşa ederken kadınların emeği, fedakârlığı ve kararlılığı her zaman belirleyici olmuştur.

Bugün AK Parti teşkilatlarında görev yapan bir kadın olarak, ülkemizin ortaya koyduğu bu adalet mücadelesinin bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Çünkü biliyoruz ki Türkiye yalnızca kendi geleceğini değil, aynı zamanda dünyanın daha adil bir yer olmasını savunan bir ülkedir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Dünya beşten büyüktür” çağrısı, aslında insanlığın ortak vicdanına yapılmış tarihi bir davettir. Bu davet; daha adil, daha dengeli ve daha insani bir dünya düzeninin kurulması için verilen bir mücadeledir.

Ve inanıyoruz ki Türkiye’nin yükselttiği bu adalet sesi, yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasını da şekillendirecek güçlü bir çağrı olmaya devam edecektir. Çünkü hakikat değişmez:

Dünya gerçekten beşten büyüktür.

AK PARTİ ZEYTİNBURNU İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANI HATİCE TAŞ – NAME HABER