Emine Erdoğan: İnanıyorum ki bugün paylaşılan hikayeler, hak ile batılın savaşında doğru tarafta yer alan herkese güç verecektir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, İstanbul’da “Pozitif Değişime İlham Olmak” ilkesiyle düzenlenen, TRT World Citizen Awards Ödülleri Töreni’ne katıldı.

TRT World Citizen Awards’ın 2017’den beri, küresel sorunlara dikkati çeken ve farkındalık oluşturan çok kıymetli bir proje olduğunu, dünyanın neresinde olursa olsun haksızlığa karşı duran, insan onurunu müdafaa eden ve hayatı güzelleştiren kalplerle buluşturduğunu dile getiren Emine Erdoğan, bu girişimin TRT’nin gerçeğe mercek tutmaktan vazgeçmeyen ve her şartta hakikatin yanında duran yayın politikasının da güçlü bir yansıması olduğunu belirtti.

Emine Erdoğan, TRT ailesine ilkeli duruşlarını kararlılıkla sürdükleri için teşekkür ederek, yurt dışından törene katılan misafirlere “hoş geldiniz” dedi.

“İNSANLIK GIRTLAĞINA KADAR ACIYA BATMIŞ DURUMDA”

Tarih kitaplarının insanlığın ardında bıraktığı ayak izlerinin kayıtları olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “İçinde yaşadığımız dünya, dün yazılan satırların eseridir. O hâlde bugün kendimize şu soruyu sormakla mükellefiz, gelecek nesillerin okuyacağı o sayfalara, bizler nasıl bir mirası not düşüyoruz? Maalesef geldiğimiz noktada insanlık gırtlağına kadar acıya batmış durumda” diye konuştu.

Emine Erdoğan, dünya genelinde devam eden 130’dan fazla çatışma olduğunu dile getirdi. Küresel yetim çocuk nüfusunun 150 milyonu geçtiğini, 676 milyondan fazla kadın ve çocuğun silahların ve zulmün gölgesinde kıvrandığını aktaran Emine Erdoğan, zorla yerinden edilen, neredeyse yarısı çocuk 132 milyon insanın başını sokacak bir çatı bulabilirse, bir günü tok geçirebilirse kendini şanslı saydığını kaydetti.

Emine Erdoğan, “Bir lokma ekmeğin, bir yudum suyun hasretiyle gözyaşı döken çocuklar ölümün kıyısına sürükleniyor. Böyle bir tablo karşısında karamsarlığa kapılmamak gerçekten çok zor, değil mi?” diye sordu.

Savaşı, yıkımı ve kötülüğün sıradanlığını, insanlığın yeni normali yapmak isteyenlerin en çok arzuladığı şeyin “insanlığın umudunu kaybetmesi” olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, Yaşar Kemal’in “Umutların öldüğüne iyice inandığın bir anda insanlık, bin bir yönden açan bir ışık umut çiçeğiyle birden aydınlanıverir” sözünü hatırlattı.

“İNSAN, UMUDUN TA KENDİSİDİR”

Emine Erdoğan, programın yapıldığı salonda o umudun hâlâ yaşadığını gördüğünü vurgulayarak, “Vicdan pusulasının gösterdiği yolda yürüyen 7 yürekli insanın, etrafına nasıl ışık saçtığına hep birlikte şahit oluyoruz. İnsan, umudun ta kendisidir. İsterse yeryüzüne iyilik tohumları serpen, kurak topraklara yeniden bahar taşıyan bir hayat bahçıvanı olabilir. Biz, Anadolu’da ‘İnsan insanın yurdudur’ diye inanır, bu inançla yaşarız. Dara düşmüş herkesin çalabileceği, kardeşliğe açılan dost kapıları olmaya gayret ederiz” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bugün burada ödül alan bu 7 güzel insan da yaptıkları işlerle, insanlık vicdanının hâlâ dimdik ayakta durduğunu tüm dünyaya gösteriyor. Eğitimin dünyayı değiştireceğine inanan bir eğitimcimiz, ilmin meşalesinin kriz zamanlarında sönmemesi için çalışıyor. Dezavantajlı çocukların hayallerini gerçekleştirebileceği yollar açıyor. Gencecik bir kızımız, kendinde dünyayı değiştirecek gücü görüyor. Atıkları çocuk parklarına dönüştürerek başlı başına bir ilham kaynağı oluyor. Dünyanın en prestijli üniversitelerinden mezun 2 genç kadın, masum insanları öldürmek için tasarlanan teknolojinin yüzündeki maskeyi indiriyor. Kariyer basamaklarının, etik ve insani değerleri çiğneyerek çıkılamayacağını haykırıyor. Hayatını, savaş ve yoksullukla mücadele eden insanlar için ücretsiz kamusal yapılar inşa etmeye adamış bir mimar, mesleğini yalnızca estetiğin değil, merhametin ve sosyal adaletin dili hâline getiriyor. Bir sivil toplum lideri, ibadet mekanları, engelli bireyler için de erişilebilir olsun diye yılmadan mücadele ediyor, görünmeyeni görünür kılıyor.”

Tüm ödül sahiplerini canıgönülden kutlayıp, insanlık adına her birine teşekkür eden Emine Erdoğan, “Ne yazık ki bugün aramızda olamayan bir ‘Yılın Dünya Vatandaşı Ödülü’ sahibimiz var. Yahya (Barzaq) kardeşimiz, İsrail’in katlettiği yaklaşık 300 gazeteciden, hakikat savaşçısından biriydi. Uluslararası hukuka göre korunması gereken bir mesleği icra ediyordu. Katliamı, işgali ve insan hakları ihlallerini meşru göstermek için gerçeği saklayan, ajandalarına hizmet eden sesleri sonuna kadar açıp, mazlumun sesini sonuna kadar kısanların karşısında duruyordu. Bu onurlu davada şehit düştü” diye konuştu.

Emine Erdoğan, geçen yılki “Dünya Vatandaşı Ödülü”nün sahibi olan, Batı Şeria’da Filistin için direnirken şehit edilen Ayşenur Ezgi Eygi’yi de andı.

Eygi’nin dijital bir mecrada kendini tanıtmak için yazdığı, kendisini derinden etkileyen cümlesini de paylaşan Emine Erdoğan, “Olumlu bir etki yaratma tutkusuyla hareket ediyorum ve sürekli olarak öğrenmek, büyümek ve anlamlı projelere katkıda bulunmak için fırsatlar arıyorum.’ İşte dünya, insan olmanın en güzel hâllerini ortaya koymak için fırsat arayan, anlamlı hayatlar inşa eden ve yeryüzüne erdem mirasları bırakan insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor” dedi.

“UNUTMAYALIM Kİ BİREYSEL HER EYLEM DÜNYAYI DEĞİŞTİRME GÜCÜNE SAHİPTİR”

Eygi ve gazeteci Barzaq’a rahmet dileyen Emine Erdoğan, “İnanıyorum ki bugün paylaşılan hikayeler, hak ile batılın savaşında doğru tarafta yer alan herkese güç verecektir. İnsanlığın pes etmediğini ve hâlihazırda dünyanın dört bir köşesinde nice adsız kahramanın adil bir dünya için mücadele ettiği gerçeğini gözler önüne serecektir. Unutmayalım ki bireysel her eylem dünyayı değiştirme gücüne sahiptir. İnsan olmak, ortaya bir eylem koymaya memur olmak demektir” değerlendirmesini yaptı.

Emine Erdoğan, Hazreti Muhammed’in, “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle buğz etsin” şeklinde buyurduğunu aktardı.

Bunun yeri gelince bir ürünü almayarak mazlumların yanında durmakla, yeri gelince insanın mesleki bilgisini insanlığa hizmet etme yolunda icra etmesiyle veya bir duayla olabileceğine işaret eden Emine Erdoğan, “Yeter ki biz, büyük küçük demeden, gündelik yaşamlarımızda attığımız her adımda haktan yana tavır alalım” dedi.

FİLİSTİN SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA, CÜMLELERİMİZİ HEP ‘RAĞMEN’ DİYEREK KURUYORUZ”

Emine Erdoğan, Gazze’deki soykırıma ilişkin ise şunları söyledi: “Bundan 4 ay önce, Gazze’deki soykırıma son vereceğine inandığımız ateşkes imzalandığında insanlık olarak derin bir nefes almıştık. Ancak üzülerek görüyoruz ki ateşkese rağmen Gazze’ye yönelik saldırılar devam ediyor. Ne acıdır ki son 2 yıldır Filistin söz konusu olduğunda, cümlelerimizi hep ‘rağmen’ diyerek kuruyoruz. ‘Uluslararası hukuka rağmen, insan haklarına rağmen, evrensel değerlere rağmen, insanlığın ortak vicdanına rağmen, tüm dünyadan yükselen tepkilere rağmen.’ diyoruz. Evet, tüm bunlara rağmen Gazze acının ve zulmün merkezi olmaya devam ediyor.”

UNICEF’in raporuna göre yılbaşından beri Gazze’de 37 çocuğun daha öldüğünün altını çizen Emine Erdoğan, “Adeta çocuk mezarlığına dönen Gazze’nin topraklarına taze çocuk mezarları kazılmaya devam ediliyor. Yüzde 90’ı yıkılan Gazze’de insanlar, kış şartlarında, çadır bile demeye dilimizin varmadığı çaputların altında yaşam mücadelesi veriyorlar” diye konuştu.

Emine Erdoğan, Gazze’de bebeklerin soğuktan donarak can verdiğini anlatarak, “Evlat acısı bir insanın yaşayabileceği en ağır imtihanlardan biriyken, evlat acısıyla yıkılmak Gazze’de gündelik yaşamın bir parçası hâline geldi. Ne yazık ki Gazze’nin acısı, sosyal medyanın ‘sonsuz kaydırma’ evreninde, komik videoların, hızlandırılmış yemek tariflerinin, ürün tanıtımlarının arasında gözden kayboluyor. Kefene sarılmış bir bebeğin görüntüsüne göz ucuyla bakıp, hemen bir sonraki videoya geçiveriyoruz” ifadelerini kullandı.

Merhamet yorgunluğuna yenik düşülmemesi gerektiğini dile getiren Emine Erdoğan, “Bugün örneklerini dinlediğimiz hikayelerdeki gibi, mazlumlara ses olmaya, yanlışları düzeltmeye, empatiyle hareket etmeye, zalimin karşısında yürekten duvarlar örmeye devam edelim. Unutmayalım ki her insan kendi hikayesinin kahramanıdır. Kahramanlar arkalarında güzel izler bırakmalıdır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Törende Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ile TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı da birer konuşma yaptı.

YOUSRA BARZAQ, FİLİSTİN KEFİYESİNİ EMİNE ERDOĞAN’IN OMZUNA KOYDU

Konuşmaların ardından TRT Genel Müdürü Sobacı, günün anısına Emine Erdoğan’a üzerinde ayet yazan bir tasarımı hediye etti. Müzik dinletisiyle devam eden programda daha sonra ödüllerin takdimine geçildi.

Emine Erdoğan, Gazze’de görev yaparken hayatını kaybeden foto muhabiri Yahya Barzaq’ın “Yılın Dünya Vatandaşı Ödülü”nü annesi Yousra Barzaq’a takdim etti.