Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan, “Sıfır Atık Hareketi: İnsan, Mekân, Dönüşüm” temasıyla İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Forumu “Bakanlar Oturumu”nun açılışına katılarak bir konuşma yaptı.

Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Çevre Programı (UNEP) ve BM-Habitat iş birliğiyle düzenlenen forumda yaptığı konuşmada dünyanın dört bir yanından gelen misafirleri ağırlamaktan büyük memnuniyet ve onur duyduğunu ifade etti.
Bu özel oturumun, “sıfır atık” vizyonunu paylaşmak, fikir teatisinde bulunmak ve geleceğe dair ortak adımlar atmak için önemli bir fırsat olduğuna inandığını vurgulayan Emine Erdoğan, Türkiye’nin sıfır atık yolculuğunun neredeyse sekiz yılı geride bıraktığını dile getirdi.
Emine Erdoğan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda çok yönlü çalışmalar yürüttüklerini kaydederek, “Devlet kurumlarından yerel yönetimlere, özel sektörden sivil topluma kadar, güçlü bir dayanışma kültürü oluşturduk. Farkındalık çalışmalarına ağırlık verdik. Bilhassa gençler ve çocuklar için, özel eğitim programları düzenledik. Süreç içinde, kadınların olağanüstü desteğini gördük ve çevre konularında ne kadar önemli aktörler olabildiklerine şahit olduk” diye konuştu.

“Sıfır Atık Mavi” ve “Su Verimliliği” kampanyası gibi yeni açılımlarla çevre seferberliğini büyüttüklerini ifade eden Emine Erdoğan, 2022 yılı BM Genel Kurulu’nda, 105 ülkenin eş sunuculuğunda kabul edilen “Sıfır Atık Kararı”nın öncüsü olmaktan tarifsiz kıvanç duyduklarını söyledi.
Emine Erdoğan, “Ne mutlu ki sıfır atık bugün dünya kamuoyu tarafından bilinen, hemen herkesin, gündelik hayatına girmiş bir kavramdır. Ancak, bu farkındalığı ilerletmek ve insanlığın ortak başarı hikâyesi yapmak, hepimizin eşit çabasına muhtaçtır. Bildiğiniz gibi, ‘2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’yle, ‘kimsenin geride kalmadığı bir dünya’ idealimiz var. Bu ideali gerçekleştirmenin anahtarı tüm ülkelerin sorumluluk almada elini taşın altına koymasına bağlıdır. Bilhassa iklim değişikliğiyle mücadelede, ülkeler arasında küresel hakkaniyetin sağlanmasından çok uzak olduğumuzu üzülerek görüyoruz. Ne yazık ki uluslararası sözleşmelerde verilen taahhütler her zaman yerine getirilmiyor. O nedenle, bugün bilhassa bu konuyu sizlerin dikkatine taşımak istedim” ifadelerini kullandı.

