Hakan Siyah: Turizm stratejisinde çeşitlilik sağlanmadan küresel rekabette öne çıkmak mümkün değildir

Turizm sektörüne ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Grand Özgül Termal Genel Müdürü Hakan Siyah, Türkiye’nin uzun yıllardır ağırlıklı olarak deniz, kum ve güneş ekseninde şekillenen klasik tatil anlayışının günümüz küresel turizm dinamikleri karşısında yetersiz kalmaya başladığını, bu nedenle sektörün sürdürülebilir büyüme yakalayabilmesi adına daha çeşitlendirilmiş ve çok boyutlu bir yapıya kavuşturulmasının artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini dile getirdi.

Son yıllarda uluslararası turist profilinde gözle görülür bir değişim yaşandığına dikkat çeken Hakan Siyah, ziyaretçilerin artık yalnızca belirli dönemlere sıkışan yaz tatilleriyle yetinmediğini, yılın her dönemine yayılan, deneyim odaklı, kültürel ve bireysel tatmin sağlayan alternatif turizm faaliyetlerine yöneldiğini, bu dönüşümün ise Türkiye’nin turizm politikalarını yeniden şekillendirmesini kaçınılmaz kıldığını ifade etti.

Bu çerçevede spor turizmi, sağlık turizmi ve kongre turizmi gibi alanların stratejik bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirten Hakan Siyah, söz konusu alanlara yapılacak planlı yatırımların Türkiye’nin uluslararası turizm pazarındaki rekabet gücünü artırarak ülkeyi yalnızca sezonluk bir destinasyon olmaktan çıkarıp yılın tamamında tercih edilen güçlü bir merkez haline getirebileceğini aktardı.

Spor turizminin özellikle futbol, tenis ve golf gibi branşlar üzerinden önemli bir potansiyel barındırdığını ifade eden Hakan Siyah, iklim avantajı, tesis altyapısı ve coğrafi konum itibarıyla Akdeniz ve Ege bölgelerinin uluslararası spor kulüpleri ve organizasyonları için cazibe merkezi haline gelebileceğini, bu sayede turizm gelirlerinin sezon dışına da yayılmasının mümkün olabileceğini dile getirdi.

Sağlık turizminin de Türkiye açısından büyük bir fırsat alanı sunduğunu belirten Grand Özgül Termal Genel Müdürü Hakan Siyah, estetik cerrahi, medikal hizmetler ve termal kaynaklar gibi geniş bir hizmet yelpazesiyle dünya çapında rekabet edebilecek bir kapasiteye sahip olunduğunu, bu potansiyelin doğru stratejilerle değerlendirilmesi durumunda ülkeye yüksek katma değer sağlayan bir gelir kapısına dönüşebileceğini ifade etti.

Kongre turizminin ise çoğu zaman geri planda kaldığını ancak aslında şehir ekonomileri ve uluslararası tanıtım açısından son derece kritik bir rol üstlendiğini belirten Hakan Siyah, İstanbul, Antalya ve İzmir gibi büyük şehirlerin altyapı, ulaşım ve konaklama imkanları sayesinde uluslararası kongreler, fuarlar ve iş organizasyonları için önemli bir avantaja sahip olduğunu, bu alanda yapılacak yatırımların hem turizm gelirlerini artıracağını hem de şehirlerin küresel marka değerini güçlendireceğini dile getirdi.

Türkiye’nin sahip olduğu tarihi miras, doğal zenginlikler ve coğrafi çeşitliliğin, turizmin yalnızca yaz aylarıyla sınırlı kalmasının önünde güçlü bir alternatif sunduğunu belirten Hakan Siyah, kış turizmi, kültür turizmi ve gastronomi turizmi gibi alanların daha fazla desteklenmesiyle birlikte ülkenin dört mevsim turizm destinasyonu haline gelebileceğini ve bu sayede sektörde daha dengeli bir gelir dağılımı sağlanabileceğini ifade etti.

Küresel turizm rekabetinde daha güçlü bir konum elde etmek isteyen Türkiye’nin, mevcut turizm stratejisini yeniden ele alarak çeşitlilik odaklı bir modele geçiş yapması gerektiğini yineleyen Hakan Siyah, yalnızca deniz, kum ve güneşe dayalı bir turizm anlayışının uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ve bu yaklaşımın ülke açısından ciddi riskler barındırdığını sözlerine ekledi.

instagram: hkn_siyah

X: hakansiyah8

Facebook: www.facebook.com/hakan.endless.52