Dünya bir savaş ortamının kıyısındayken ABD Başkanı Trump’ın 9 yıl aradan sonra Çin ziyareti ve ziyaretin anlamında boğulan belirsizlikler tüm dünyanın nefesini tutup izlediği bir sahne şovuna dönüştü.
Masada İran ve Taiwan olunca, liderlerin her hareket, her mimiğine anlam yüklendi. Zirvenin sonunda ise ABD heyetinin Çin tarafından verilen tüm hediyeleri, rozetleri ve iletişim cihazlarını uçağın kapısında çöpe atması ile iki küresel gücün soğuk savaş oyunlarında yeni bir perde açılmış oldu.
TAIWAN KIRMIZI ÇİZGİ
Airforce One’ın Çin semalarına girdiği saatlerde, İstanbul da Türkiye – Çin İlişkileri 55. yıl Forumu vardı.
Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong açılış konuşmasında “Çin ve Türkiye, küresel güneyin yükselen önemli ülkeleridir. İki ülke çok taraflılığı savunup, birçok önemli uluslararası ve bölgesel meselede ortak görüşlere sahipler” ifadesinin arkasına Taiwan’ın kırmızı çizgileri olduğunu ilk elden söyleyerek, Pekin de gerçekleşecek olan zirvenin de ana temasını ifade etmiş oldu.
Çin’e kalabalık bir heyetle giden Başkan Trump, kendi şovuna o kadar odaklandı ki, ABD heyetinin korodaki sessiz çoğunluk gibi görünmesine sebep oldu. Çin Başkanı Xi Jinping zirve boyunca, Çin’in Yükselen Güç olarak vazgeçilmez ve dünyanın üretim fabrikası olduğunu muhataplarına kabul ettirirken, yeni soğuk savaş döneminin dengeleyicisi olduğunu da başta Hâkim Güç olan ABD ile birlikte tüm dünyaya ilan etmiş oldu.
Çin olmadan dünya ekonomisinin çarklarının çalışmadığı pandemi ile ortaya çıkmıştı.
Şimdi bu çarkları nadir toprak elementleri, mıknatıs teknolojileri, tuz enerjisi, robotik, batarya zinciri ve kritik mineral işleme kapasitesi ile bir kere daha dünyaya ilan etmiş oldu.
Trump’ın bu üretim gücünün ABD’ye dönmesi ve Çin bağımlılığının azaltılması çabası öyle kolay kolay ulaşılacak bir hedef gibi görünmüyor.
Xi’nin soğukkanlı duruşunun altında dünya ekonomisine “Çin kaos değil istikrar sunuyor” mesajı çok belirgindi.
TRUMP’IN PETROL KOZU
Başkan Trump, ikinci dönemine başlar başlamaz, gümrük tarifeleri üzerinden Çin Satrancı oynamaya başladı. Bu satranç, Venezüella operasyonu ve Hürmüz ablukası ile bir Petrol Kıskacına dönüştü.
Trump, Çin’in enerji ihtiyacını karşılamak üzere Amerikan kaynaklarına yönelmesinin ticaret dengesi açısından tarihi bir adım olduğunu vurgulaması ve Çin’in ABD’den petrol satın almayı kabul ettiğini duyurması, cuma günü uluslararası petrol fiyatlarında sert yükselişlere neden oldu. Liderlerin enerji mutabakatı, küresel arz güvenliğine dair beklentileri değiştirirken piyasalarda işlem hacmini artırdı.
Çin’in bu alımları gerçekleştirmek amacıyla Teksas, Louisiana ve Alaska eyaletlerinde bulunan limanlara şimdiden gemilerini göndermeye başladığı Trump tarafından bir zafer havasında duyuruldu.
İran petrolünün %90’lık kısmı Çin tarafından, Brent fiyatının 10 dolar altında alınmaktaydı. Şimdi rota ABD’ye dönerken, ucuz petrol günleri de bitmiş oldu.
Her ne kadar, ABD içinde akaryakıt fiyatlarının artışına isyan eden büyük bir kitle olsa da, dünyanın en büyük depolama tesislerine sahip olan ABD Çin’e de yüksek fiyatlı petrol satışı yaparak Hürmüz Krizinin kazananı olduğunu ilan etti.
DENGE PEKİN
SÜRDÜRÜLEBİLİR STRATEJİK ATEŞKES
ABD-Çin zirvesinin kazananından bahsetmek pek mümkün olmasa da, her iki tarafta süreç yönetimi ile zaman kazanmış oldu.
Taraflar açısından var olan sorunlar aynen sürüyor.
Tayvan meselesi masada hâlâ en büyük kırmızı çizgi olarak kaldı.
Askerî rekabet sürüyor, Pasifik’te güç mücadelesi sürüyor, teknoloji savaşı sürüyor, yapay zekâ yarışı sürüyor.
Çin’in Rusya ve İran ilişkileri Washington’un karnını ağrıtmaya devam ediyor.
Trump’ın ziyaretinden hemen önce, İran dış işleri bakanı Abbas Arakcı’nın Pekin ziyareti, kapı kapılar ardında Hürmüz krizi konusunda ne konuşulduğu büyük bir muamma.
Şimdi, ABD başkanının sahne şovu biter bitmez Putin’in Pekin ziyareti hem kafaları karıştıracak hem de Trump’ı hiç memnun etmeyecek.
Dünyada dengelerin ağırlık noktası değişti.
Artık NewYork, Londra veya Zürih yerine küresel tango Pekin’de yapılıyor.
Çin lideri Xi’nin bu baş döndürücü trafikte sakinliğini koruyarak Ukrayna-Rusya ve Hürmüz gerginlik noktaları için “Sürdürülebilir Stratejik Ateşkes” pozisyonu başta ABD olmak üzere yakından takip ediliyor.
RİSK / FIRSAT DENGESİ
Trump’ın komiklikleri ile son bulan zirve bir kelebek etkisi yapar mı?
Türkiye Ortadoğu da şekillenen yeni bölgesel güç dengesinde, Çin ABD arasındaki bu stratejik gerilimde bazı riskleri göğüslerken, bazı fırsatları yakalayabilir.
İçinde bulunduğumuz Orta Koridor önem kazanıyor.
Küresel tedarik zincirleri yeniden şekillenirken, Çin dışındaki alternatif üretim merkezleri önem kazanıyor.Kritik mineraller ve sanayi güvenliği ön plana çıkarken, Enerji lojistiği yeniden planlanıyor. Türkiye coğrafi olarak tüm planların ortasında güçlü ve güvenli bir liman olma avantajını ikame ediyor.
Ya eksikliklerimiz?
Hukuk güvenliği, teknoloji ve eğitim kapasitesi, kurumsal öngörülebilirlik,
bürokrasi ve yatırımcı güveni acil konularımızdan.
Şekillenen yeni dünyada yalnızca stratejik konum avantajımız yeterli değil,
stratejik güven üretebilen ülke olmamız şart.
SAADETTİN ÇAY – NAME HABER

