Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Enerji Sektörüne Etkisi

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Enerji Sektörüne Etkisi

24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya-Ukrayna savaşının küresel piyasalarda petrol, doğal gaz ve kömür fiyatları rekor üstüne rekor kırmaya devam ederken akıllarda enerji gerçekten de kan kokuyormuş dedirtmeye devam ediyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali gerek Avrupa’nın gerek ABD’nin kısaca neredeyse dünyanın her yerinde enerjide dışa bağımlılığı gözler önüne serdi.

Rusya, dünyada bilinen en büyük doğal gaz rezervine, ikinci en büyük kömür ve sekizinci en büyük petrol rezervine sahip ülkedir.

Rus doğal gazının ana ihracat pazarları Avrupa Birliği ve BDT yani 8 Aralık 1991 tarihinde Rusya, Ukrayna ve Belarus arasında imzalanan anlaşma ile kurulmuş devletler topluluğudur. Rus gazının ana ithalatçıları ise Almanya, Ukrayna, Belarus, İtalya, Türkiye, Fransa ve Macaristan’dır.

2020 yılında AB doğal gaz ithalatının yüzde 38,1’ini Rusya’dan gerçekleştirdi. İkinci sırada ise yüzde 18,6 ile Norveç var. Cezayir ise yüzde 7,2 ile üçüncü sırada. Rusya doğal gazına alternatif olarak gösterilen Katar’ın payı ise 2020 sadece yüzde 4,1 oldu.

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) 2020 yılında AB ülkelerinin kullandıkları enerjinin yüzde 58’ini ithal ettiğini açıkladı. Bu verilere göre AB ülkeleri doğal gaz ihtiyacının yüzde 38’ini Rusya’dan karşıladı. Ekonomik olarak güçlü AB ülkesi Almanya enerjide %64 oranında dışa bağımlı olduğu dikkat çeker. Malta %98, Kıbrıs %92, Lüksemburg ve Yunanistan %82, Belçika % 78 ve İtalya % 73. ülkemizin bağımlılık oranı %71 olarak açıklandı.

Kullandığımız enerjinin %71’ini ithal ederken enerjide dışa bağımlı 36 Avrupa ülkesi içinde 9. sıradayız. Karadeniz’deki ilk milli derin deniz sondajını gerçekleştiren Fatih sondaj gemimizin, Sakarya Gaz Sahası’nda 320 milyar metreküp doğal gaz rezervi keşfetmesinin önemi şimdi çok daha anlaşılır.

İtalya’da yaşayan birisi olarak özellikle elektrik ve ısınma ihtiyacını doğal gazdan karşılayan enflasyon olmayan Avrupa ülkelerinde yüksek elektrik ve doğal gaz faturaları halkı sokağa döktü.

Bank of America’nın yaptığı analizlere göre Avrupa’da 2021 yılında 2020’ye kıyasla enerji fiyatları dört katına çıkmıştır. AB’de enerji faturalarına ortalama % 54’lük artış var. Banka özellikle İtalya ve İngiltere’de bu artışların daha çok hissedileceği hakkında uyarıda bulundu.

Zor durumda kalan Avrupa’daki hükümetler de küresel enerji krizinin etkilerinin ülkelerinde az hissedilmesine yönelik bazı tedbirler almaya böylece tüketici konumundaki vatandaşlarını korumaya çalışıyor. En çok görülen tedbirler şöyledir:

– Faturalardan alınan vergilerin düşürülmesi,

– Yenilenebilir enerji teşvik kesintisinin azaltılması,

– Yüksek fiyatlardan elde edilen karın dengelenmesi,

– Düşük gelirli ailelere maddi destekte bulunmak.

İtalya’da hükümet, Katar ile enerji alanında iş birliğini arayışındayken ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’dan petrol, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve kömürün ithalatını yasaklayan kararnameyi imzaladı.

Avrupa’da doğal gaz fiyatları, savaşın başından bu yana henüz iki hafta geçmemesine rağmen yaklaşık %160 arttı. Buna Rusya-Ukrayna savaşının doğal gaz altyapısının zarar görmesi ve gaz akışının kesintiye uğrayabileceği endişesinin sebep olduğu aşikardır.

Artış elbette ki sadece doğal gazda değil Rusya-Ukrayna savaşının başında 98,08 USD olan Brent petrolün varil fiyatı 130,71 USD’a çıktı. Brent petrolün varil fiyatındaki artış rekor üstüne rekor kırıyor.

Rusya’ya uygulanan ekonomik yaptırımların ve yatırımcıların Rusya’dan çekilme kararı fiyatları etkiledi. Rusya’daki yatırımlarından çekilme kararı alan enerji şirketleri şunlardır:

– BP,

– Equinor,

– ExxonMobil,

– Shell,

– TotalEnergies,

– ENI,

– OMV,

– IOG,

– Wintershall Dea,

– Siemens Energy,

– Trafigura.

Dünyanın ikinci en büyük kömür üreticisi Rusya’nın savaşa girmesiyle Kömür fiyatları yüzde 75,1 arttı.

Enerji Güvenliği Nedir?
Enerji güvenliği son dönemde sıkça duymaya başladığımız bir kavramdır. Tüketici ülkelerin, makul fiyatlardan, farklı kaynaklardan ve sürdürülebilir bir şekilde arz güvenliklerinin sağlanmasına “Enerji Güvenliği” denir. Doğal afetler, istikrarsızlıklar, terör, gerekli yatırımın yapılmaması ve şimdi içinde olduğumuz süreç gibi savaş sebebiyle enerji güvenliğinde sıkıntılar olabilir. Devletlerin enerji arz güvenliklerini sağlamak için farklı stratejileri olmalıdır. Bu çalışmada, İran’da Soğuk Savaş sonrası enerji güvenliği dış politikada önemli bir parametre haline gelmiştir.

Ömür Kahraman – NAME HABER


Haberi Paylaş: https://namehaber.com/?p=543


Dünya