6 Şubat 2023… Bu tarih artık yalnızca bir gün değil; milletimizin hafızasına kazınmış, kalbimizde derin bir iz olarak yaşayan bir hakikattir. Asrın felaketi olarak anılan o gecede kaybettiklerimizi rahmetle yâd ederken, geride kalanların sabrını, metanetini ve vakarını hürmetle selamlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.
O gece şehirler sarsıldı, hayatlar kesintiye uğradı, derin bir sessizlik çöktü. Ancak aynı anda çok daha güçlü bir şey ortaya çıktı: Bu milletin dayanışma ruhu. Zor anlarda birbirine omuz veren, umudu diri tutan, karanlığın içinden aydınlığı birlikte çıkaran köklü bir irade… Acının içinden doğan bu birlik duygusu, yaraların sarılmasında en büyük güç oldu.
Bugün geriye dönüp bakıldığında açıkça görülüyor ki, bu topraklar ağır bir imtihandan geçti ama yolundan dönmedi. Çünkü biz, umudu diri tutmayı bilen, dayanışmayı sadece sözle değil hayatın merkezine koyan bir medeniyetin mirasçılarıyız. Felaketin ilk anından itibaren devlet tüm imkânlarıyla sahadaydı. Kurumlar, gönüllüler, hayırseverler ve vatandaşlar aynı hedef etrafında kenetlendi. Sessiz ama kararlı bir seferberlik ruhu hâkim oldu.
Yeniden inşa süreci yalnızca yapıları ayağa kaldırmakla sınırlı kalmadı; hayat yeniden kuruldu. Açılan okullar, hizmete giren hastaneler, yeniden canlanan sokaklar ve mahalleler… Şehirler daha güvenli, daha sağlam ve daha yaşanabilir bir anlayışla yeniden şekillendi. Eğitimden sağlığa, sosyal hayattan altyapıya kadar her alanda kapsamlı ve titiz bir çalışma yürütüldü. Bu tablo, güçlü bir organizasyonun ve kararlı bir iradenin doğal sonucudur.
Bugün deprem bölgelerinde yükselen her bina, yeniden kurulan her yuva sadece bir yapı değil; geleceğe dair güçlü bir mesajdır. Anahtarını teslim alan bir ailenin yüzündeki huzur, okul yoluna sevinçle giden bir çocuğun heyecanı, kepenk açan bir esnafın umut dolu bakışı… Bunlar anlatıdan ibaret değil; yaşanan bir gerçeğin sessiz ama çok güçlü ifadesidir.
Anma günleri, ayrışmanın değil; kenetlenmenin zamanıdır. Kaybettiklerimizi rahmetle yâd ederken, geride kalanlara umut olabilmek, yarınlara daha sağlam yürüyebilmek en büyük sorumluluğumuzdur. Ortak acıyı ortak bir geleceğe dönüştürebilmek, bu milletin en büyük gücüdür.
Bugün yapılanlar ortadadır. Ortaya konan emek, verilen mücadele ve ortaya çıkan eserler milletin vicdanında karşılığını bulmuştur. Çünkü bu ülke, zor zamanlarda kimlerin sorumluluk aldığını, kimlerin sahada olduğunu her zaman hatırlar.
Küllerinden doğmak bir söz değil; bir iradedir. Enkazın başında gözyaşı dökerken ertesi gün yeniden umutla işe koyulabilmektir. Vazgeçmeden, yorulmadan, birlikte yürüyebilmektir. Bugün Türkiye tam olarak bunu yapmaktadır.
Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın. Ancak şundan da emin olalım: Bu millet, birlik oldukça, kardeşliğini korudukça ve ortak akla güvendikçe her şartta yeniden ayağa kalkmayı bilmiştir. Dün olduğu gibi bugün de… Yarın da.
AK PARTİ ZEYTİNBURNU İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANI HATİCE TAŞ – NAME HABER

