YÖNET(İL)MEK

YÖNET(İL)MEK

Yönetilmek en kolay seçenek, yönetmek ise hem zor hem de her yönüyle maharet isteyen bir konu.

Yönetmek bir anlamda ateşten gömlektir.

Mesuliyet, sorumluluk gibi davranışlar sergilemesi gereken yöneten; eşitliği ve adaleti sağlamak, en az hata oranına sahip olmak ve temsil makamı münasebetiyle her yönüyle örnek olmak zorunda.

Yöneten kişi; hem genel anlamda hem de yönettiği yapı içinde kurallara, kanunlara uymalı ve yönettiği kişi ya da kişileri en iyi şekilde yönlendirmeli, yol açmalı  ve geleceğin yöneticilerini de süreç ve zaman dilimleri içerisinde hazır hale getirmelidir.

İyi bir yönetici demek; bilgili, okumuş, eğitimli olmak demek değil.

Tabi ki bunlar mutlaka olmalı ama kendi başına yeterli unsurlar değiller.

Bunlar beraberinde liderliği, sabrı, öğrenmeyi, yetiştirmeyi, öngörülü olmayı, ufku açık engin insan olmayı da gerektirir.

Devlet yönetmek, şirket yönetmek, kurum yönetmek, aile yönetmek, bunların hepsi birbirinden farklı gözükse de temeli aynı, iç dinamikleri aynı, sonucu ve hedeflemeleri de aynıdır.

Bu yapıların zorluk oranları farklılık arz eder ve zorluk derecesinde de aile yönetimi bu devrin en zor ve sıkıntılı konusu desek yanlış olmaz.

Aileyi yöneten ülkeyi yönetir hatta tüm dünyayı yönetebilir. Ailede dengeleri ayakta tutmak, tüm dinamikleri ile pozitif noktalara ulaşabilmek başarının yönetmedeki en önemli kısımlarıdır. Ailenin en önemli dinamiği kadınların, iş, siyaset ve sosyal yaşamda öne çıkan unsur olmaları ve bu bağlamda dünyada kadın yöneticilerin çoğalması önemlidir.

Yönetilmek ise; sorumluluğunun minimal ölçekte olması, hesap veren pozisyonda olunmaması, en rahat ama yaşamında en monoton, keyifsiz ve tatsız sahasıdır.

Bir kurumun başarılı olmasının en temel unsuru “çok iyi yönetilmesi” ile doğru orantılıdır.

İyi yönetilen kurum hem yapının içerisindeki paydaşlarını dinamik tutarak başarılı olmasını sağlar hem de kayba ve ümitsizliğe engel olmuş olur.

Yönetenler ile yönetilenler arasındaki dengeler, dinamikler, şartlar tüm yapının ana kodları hüviyetindedir.

Ülke tarihlerini, şirket ve kurum yönetimlerini, aile yönetimlerini dünden bugüne gözlemleyip analiz yaptığımızda odaklanılan en kritik konunun ve olmazsa olmazın “iyi yönetim” olduğu gerçeğine şahit olmaktayız.

Şu unutulmamalıdır ki; iyi yöneticiler, kendilerinden sonra gelen kuşaktan daha iyi yöneticileri çıkarır ve daha iyiye ulaşır, ulaştırırlar.

NURULLAH ÜNAL – NAME HABER


Haberi Paylaş: https://namehaber.com/?p=1708

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
Genel