AK PARTİNİN 20 YILLIK GÜNAHINA KİM ORTAK?

AK PARTİNİN 20 YILLIK GÜNAHINA KİM ORTAK?

2002 Yılında Ak Partiye %34 oy vererek 363 milletvekili çıkarmasını sağlayan seçmenler mi?

2007 seçimlerinde Ak Partiye %47 oy vererek 341 milletvekilinin çıkmasını sağlayan seçmenler mi?

2011 seçimlerinde Ak Partiye %49 Oy vererek 327 milletvekili çıkmasını sağlayan seçmenler mi?

Yoksa 2015 seçimlerinde sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu liderliğinde gidilen ve tarihin en büyük oranında %49,5 (23.600.000 kişi) oy veren her iki seçmenden biri mi?

Yoksa Günahkarlar…

Kürtçe konuşmanın suç olduğu ve konuşanların patır patır içeriye atıldığı dönemlerde Ak Partiyi bir kurtuluş olarak görenler mi?

Başını örttüğü için eğitimi yarıda kalan, inancını yaşadığı için horlanan ve devlet dairelerine dahi alınmayan, özgürlüklerin kısıtlandığı bir süreçte tek çıkış yolu olarak Ak Partiyi görenler mi?

Yolsuzlukların tavan yaptığı, siyasilerin kendi akrabalarına devlet imkanlarını peşkeş çektikleri, bankaların hortumlandığı, devlet imkânları ile “bir eli yağda bir eli balda” olan siyasilerin pişkince lüks yaşamlarını sergiledikleri dönemde, Ak Partiyi kurtuluş olarak görüp bakan, milletvekili, il-ilçe başkanı olarak sistemin karşısında yer alanlar mı?

Her gün yüzlerce şehit haberinin geldiği, yazar kasaların atıldığı, insanların hastane acillerinde ölüme terk edildiği, milletin parasızlıktan çocuklarını okutamadıkları zamanlarda Ak Partiyi bir kurtuluş olarak görenlerde mi?

Yoksa günahkarlar…

Bulunduğu makamı korumak, 3-5 maaş almak, tahsisli arabaları, şoförleri ve korumaları terk etmek istemeyen, bolca ihale almaya devam etmek isteyenlerde mi?

Ağzında Allah elinde tespih, orucun bozulma şartlarını ve namazın rükünlerini anlatırken; hırsızlıktan, haksızlıktan, yalandan, rüşvetten, yolsuzluklardan, adaletsizliklerden, haramdan, helalden bahsetmeyen, cennetten yer satan din tacirlerinde mi?

Günahkâr olan, suçlu olan 24 milyon vatandaş mı? He iki kişiden birinin kurtuluş olarak gördükleri Ak Partide görev alan kadrolar mıydı!

Hayır bin kerede hayır!

Yolsuzlukları, hırsızlıklarıı ve ahlaksızlıkları pişkince yapanlar ve milleti açlığa mahkûm edenler suçluydu; Tıpkı şu an olduğu gibi. Onların adaletsiz ve hukuksuz davranışları, her seçimde Ak parti kadrolarını güçlendirmiştir. Biri günah arıyorsa önce kendisine, sonra bulunduğu siyasi partiye ve o dönemde bu işlere ortak olanlara sessiz kalanlara baksın.

Ak partiyi kuran irade, 2002 yılında iktidara gelmiş ve 17-25 aralığa kadar da 2013 yılına kadar samimi davranmıştır. Ülkede, insan hak ve özgürlükleri anlamında engel teşkil eden birçok konuda devrim niteliğinde yasalar çıkarmış, ekonomi ve sosyal devlet alanlarında ise başarılara imza atmıştır.

2013 yılından toparlanmaya ve daha fazla güçlenmeye karar vermiş ve bu görevi liyakati ile ön plana çıkan ve bir makam talebi olmadığı halde kendisine başbakanlık görevi tebliğ edilen sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na devretmişlerdir.

Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı olduktan sonra partiye müdahale etmeye ve uzaktan yönetmeye karar verdiğinden, parti içerisinde sıkıntıların çıkmasına neden olmasına rağmen, gidilen 2015 kasım seçimlerinde Ak parti tarihin en yüksek oyunu sayın Davutoğlu ile almıştır.

Sayın Erdoğan sayın Davutoğlu’nun emanetçi misali düşük bir profilde kalmasını istemiş ve kendisinden başbakancılık oynamasını talep etmiştir.

24 milyon vatandaşın oyunu alan ve kendisine parti içerisinde darbe yapmaya kalkanlara fırsat vermeden başbakanlığı elinin tersi ile itip başbakan gibi davranmış ve görevi emanetçilik olan birine devir ederek milletine geri dönmüştür.

Sayın Davutoğlu, başbakanlığı bıraktıktan sonra yapılan yanlışlıklar, doğrulardan çok daha fazla olmaya başlamış, Ak partiyi kuran kurucu irade ve yapılan hizmetlerde imzası olan tüm siyasi aktörler bir bir emanetçi başbakan ve sayın Erdoğan tarafından trenden indirilmiştir.

Ak parti çatısı altında ülkede güzel hizmetler yapanlar istenmeyen adam ilan edildiler. Düne kadar farklı partilerde liderlik yapıp her platformda Ak partiye ve sayın Erdoğan’a ağza alınmayacak hakaret edenle,r birlikte oldukları insanları yarı yolda bırakarak, partilerini kapatıp, partilerini terk ederek akp kimliği ile ak patiye bir katılım sağladılar. İşte günahkârlar!

Tek başına iktidar olamayacağını anlayan ak parti ise MHP’nin teknesine binerek 16 yılda kazanılmış tüm hakları terk etmeye başladılar.

Ak partinin günahkarları, 2016 yılından sonra görevde kalan ve tüm yaşananları sessizce izleyerek davalarına ihanet edenlerdir.

Ak partinin günahkarları, kendi içerisinde hızla büyüyen AKP’lilerdir ve sonuç olarak; ak partiyi akpliler ele geçirmiştir. Ak parti AKP’lilere telim olmuş durumda ve halktan kopuk, kendi kurucu iradelerini yok ve hain sayan bir yola girmiştir. İşte günahkârlar bunlardır! Bu günahkârlar bir kurt gibi yavaş yavaş Ak partiyi içten içe yediler ve bitirdiler.

Ak parti, kendini iktidara getiren tüm gerekçeleri kendisi yapmaya başladı.

Artık yolsuzlukları, liyakatsizlikleri, adaletsizlikleri ve haksızlıkları, Ak parti iktidarı yapmaya başladı. Kendisini var eden tüm haksızlıkları kendisi yapmaya başladı. Geçmişte itiraz ettiği her şeyi artık kendisi yapıyor. Dolayısıyla ortada bir Ak parti yok! Lider aynı da olsa, ekip tamamen değişmiştir, yanlışı gören ve bunu dile getiren herkesi trenden indirdiler.

Şimdi ise son sürat ile duvara çarpacaklar.

Ak partinin doğmasına sebep olan günahkârlar artık akp kimliği ile Ak partiyi ele geçirmişlerdir. Sayın Erdoğan cumhurbaşkanı olduktan sonra başka bir Erdoğan gelmiş gibi ülkede 2016 yılına kadar elde edilmiş tüm kazanımlar 2016 yılından sonra kaybedilmiş ve 2002 yılı ak parti öncesi Türkiye’ye son sürat geri dönülmektedir.

Ak partiden önceki Türkiye’nin sahipleri, artık akp kimliği ile ak partinin sahipleri olmuşlardır. Perincek ve Bahçeli ile yola devam edenler, kendilerine küfür edenlere imamlık yaptıranlar, terör örgütlerine mektuplar ve şiirler yazdırıp TRT’ye çıkaranlar, bavullarını toplamaya hazır olsunlar.

Elbette devlet içerisinde görev alarak görevlerini kötüye kullananlara, kanunsuz emirlere uyanlara, yani günahkârlara hukuk, en yakın zamanda hesap soracaktır.

Biri günahkâr arıyorsa önce kendisine baksın.

Biri günahlara ortak olanları arıyorsa önce kendisine baksın.

Ak partiye oy veren her bir birey geçmişte doğru davranmıştır. 2002 yılında Ülkesini sevenlerin duruş sergilediği gibi şimdi eski Türkiye’ye geri dönen akp’ye karşıda duruş sergilemeleri gerekir. Takım tutar gibi siyasi parti tutulmayacağı gibi, Türkiye’nin geleceği bir şahıs üzerine asla inşa edilemez. Türkiye’nin kaderi bir şahıs ile aynı tutulamaz!

Her canlı doğar, büyür, yaşlanır ve ölür.

Bizler insanız. Bugün doğru, yarın yanlış olabiliriz. Hatalar insanlar içindir. Uzun süre makamlar güç sarhoşluğu yapar ve yanlış yapmayı alışkanlık haline getirir. Ak partiye daha önce oy veren seçmenlerin diğer seçimlerden farklı olarak artık oy verecekleri alternatif siyasi partileri vardır. Artık kutuplaştıran ve dışlayan, reddeden bir siyaset değil, kucaklayan ve herkesi olduğu gibi kabullenecek bir siyasi anlayışa ihtiyaç vardır.

Siyasilerin cami hocaları gibi davranarak kutsal değerlerimiz üzerinden siyaset yapmalarına artık müsaade etmememiz gerekir.

Dünkü şartlar onu gerektiriyordu ve hep birlikte öyle yaptık. Bugünkü şartlar da daha farklı davranmamızı gerektiriyor. Kimin günahkâr olduğu, kiminse iyi bir insan olduğunu sadece ALLAH bilir. Niyetlere göre değil eylemlere göre karar vermeliyiz.

Gelecek partisinin kapısı tüm ak partililere ve tüm siyasi partilere, iNSAN sevgisi olan herkese açıktır. Ülkemiz, vatanımız, devletimiz, bayrağımız, inancımız, değerlerimiz hepimizindir; Sorunları da hep birlikte çözeceğiz.

Karanlık günlerden Aydınlık GELECEK günlere.

Cuma İÇTEN – NAME HABER


Haberi Paylaş: https://namehaber.com/?p=1029

, , , ,
Genel, Türkiye