AK Parti tarafından Antalya’da düzenlenen Akdeniz Bölgesi Strateji Toplantısı’nda konuşan Necmeddin Bilal Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda küresel ölçekte artan etkisine dikkat çekti. Necmeddin Bilal Erdoğan, uluslararası temaslarında Türkiye’ye yönelik ilginin beklenenden çok daha yüksek olduğunu ifade etti.
Necmeddin Bilal Erdoğan konuşmasında, “Belediyelerden spor bakanlarına kadar farklı ülkelerdeki temsilcilerle bir araya geldiğimizde Türkiye’nin son 20 yılda yaptıklarının hayranlıkla takip edildiğini görüyoruz. Tahminimizin çok ötesinde bir coğrafyada yumuşak gücü olan bir Türkiye var” dedi.
Türkiye’nin artan etkisine rağmen insan kaynağı konusunda eksikler bulunduğunu belirten Necmeddin Bilal Erdoğan, “Dünya Türkiye’yi bir adres olarak görmeye başladı ancak bu sorumluluğu taşıyacak altyapıya henüz tam anlamıyla ulaşmış değiliz. Yabancı dil bilen, dünyayı tanıyan insan kaynağımızı artırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Muhalefete yönelik değerlendirmelerde de bulunan Necmeddin Bilal Erdoğan, “Türkiye çok kritik bir dönemden geçerken muhalefetin ortaya koyduğu siyaset maalesef ülkeyi ileri taşımıyor. Tam aksine yıpratıcı bir dil Türkiye’yi yoruyor” diye konuştu.
Toplumsal yapıya ilişkin önemli uyarılarda bulunan Necmeddin Bilal Erdoğan, çalışma kültürüne dikkat çekerek, “Bugün en büyük tehlikelerden biri tembellik. İnsanların çalışmadan kazanma beklentisi giderek artıyor. Bu ciddi bir problem” dedi.
Gençlerin büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Necmeddin Bilal Erdoğan, “Gençlik aslında çok güçlü. Ancak doğru yönlendirilmesi gerekiyor. Bugün TEKNOFEST gibi organizasyonlarda milyonlarca gencin yer alması tesadüf değil” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin geleceğine dair umutlu olduğunu dile getiren Necmeddin Bilal Erdoğan, “Alttan gelen çok güçlü bir nesil var. Türkiye’nin yükselişi tesadüf değil, arkasında ciddi bir birikim var” dedi.
Aile kurumunun önemine de değinen Necmeddin Bilal Erdoğan, “Aile kurmak sadece iki insanın bir araya gelmesi değil, bunun daha derin bir anlamı var. Nüfus meselesi yalnızca ekonomik teşviklerle çözülemez” değerlendirmesinde bulundu.

