Yarım Asrın Öğrettikleri

Yarım Asrın Öğrettikleri

Dile kolay bugün tam yarım asırlık oldum. Yaş 50…

18 yaşım, 35 ve 50 yaşımı hep heyecanla bekledim. Bugün yine çok özel bir dönüm noktası ve muhasebe günüm. Yaşlandım diyemiyorum. Olgunum belki.

50 Yaşın Bana Öğrettikleri:

Hayatı olduğu gibi kabul etmeyi,

Yaşadıklarımdan ders almayı,

Hayatta en önemli olanın kendim olduğunu,

Hayatıma giren herkesin bir sebeple girip, daha iyisinin gelebilmesi için çıktığını,

Aile ve sağlıktan gayrı her şeyin değişebileceğini,

Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını,

En kolay mutluluğun gülümsemek olduğunu,

İyilik ve gülümsetebilmenin en büyük mutluluk olduğunu,

Dünyanın fani ve bizlerin az zamanı kalan misafir olduğunu,

Kısacık hayatta kalp kırmamak gerektiğini,

Özür dilemenin ve affetmenin beni özgürleştirdiği,

İyi insandı dedirtmek için yaşamayı,

Hayatlara dokunmanın mutluluk olduğunu,

Dünyaya bir eser bırakmak gerektiğini,

Olmayanı oldurmaya çalışmamak gerektiğini,

Narsistlerden uzak durmak gerektiğini,

Kendimi sevip şımartmam gerektiğini,

Sevdiğimden emin olabileceğimi ve seçildiğimden emin olamayacağımı,

Hayatın çok kısa olduğunu ve kimseyi kırmamak gerektiğini,

Yaptığım işi en iyisi olacaksa yapmam gerektiğini,

Hayattaki acıların kısa sürdüğünü ve boş vermeyi,

Zamana yenik düşmemeyi,

Gitmek isteyene kal dememeyi,

Mutlu ve ait olmadığım yerde kalmamam gerektiğini,

Beklentisiz yaşamayı,

Yalanın, sahtekarlığın ve aldatmanın mutlaka ortaya çıkacağını,

Sevmenin ve aşkın çok önemli olduğunu,

Tecrübenin paha biçilmez olduğunu,

Yaptığım her şeyi son kez yapar gibi özenle yapmayı,

Konuştuğum kişiyle son kez konuşuyor gibi konuşmayı,

Beni güldüren ve iyi gelen kişilerle beraber olmayı,

Arkadaş olup güvenemeyeceğim biriyle evlenmemem gerektiğini,

Hayatımı kimseye adamamayı,

Yarın için değil bugün için yaşamayı,

En güzel elbisemi saklamamayı ve bugün giymeyi,

Görmek istediğim yerlere gitmeyi,

Keşke yerine iyi ki demeyi,

Elalemi önemsememeyi,

Arkamdan konuşulanların umurumda olmadığını,

Yüzümdeki çizgilerin deneyimlerim olduğunu,

Öfkenin bana zarar verip hasta ettiğini,

Empati kurup sempatiyle yaklaşabileceğim kişilerle görüşmeyi,

Huzurun paradan önemli olduğunu,

Kariyerin para için olmaması gerektiğini,

Hobi gibi sevdiğim işin beni yormadığını,

Bana güvenen kişilerle çalışmam gerektiğini,

Sır tutmayı ama sırrımı paylaşmamam gerektiğini,

Kişileri kusurlarıyla kabul etmek gerektiğini,

Dokunmanın ve sevmenin şifa olduğunu,

Bağımlı ilişkiler kurmamayı,

Her şeyin bir sonu olduğunu,

Dünyanın küçük ve hiç ummadığım anda yaptığımın karşıma çıkacağını,

Dürüst olanların her zaman kazandığını,

Yardım etmenin en büyük mutluluk olduğunu,

Hayatı dolu dolu yaşamayı,

Olmayan bir şeyi oldurmaya çalışmanın zaman kaybı olduğunu,

Kimsenin değişmeyeceğini,

“Bakarız”ın oyalamak için söylendiğini,

Dostların kıymetini,

Kötü günümde yanımda olanların değerini bilirken olmayanlara güvenmemem gerektiğini,

Emek verip severek yapılan işlerin güzel olduğunu,

Hiç bir kapıyı çarpmadan çıkmayı,

Hayatın küsecek kadar uzun olmadığını,

Bir kere aldatan ve kandıranın bunu hep yapabileceğini,

Öperken koklayarak öpenlerin sevgilerinin gerçek olduğunu,

Paranın araç olduğunu ve kimseden kısmetli olmadığını ve bu dünyada bırakıp gideceğimi,

Yüreğe dokunmak için zaman ve emek harcamak gerektiğini,

Görmeden de birini sevip özleyebileceğimi,

Sevgisiz yapılan işlerin tadını bulamadığını,

Stresin beni içimden çürüttüğünü,

Sevdiklerime canım diye sarılmanın paha biçilmez olduğunu,

Evlenmeden ve çocuk sahibi olmadan psikolojik testten geçmek gerektiğini,

Boşanmanın ayıp olmadığını,

Evli de olsak özel alanımız olması gerektiğini,

Kız arkadaşlarımızın hayatımızda hep olması gerektiğini,

Seni seviyorum derken gözlerinin içine bakarak sadece dilimle değil tüm bedenimle söylemem gerektiğini,

Kimseye hak ettiğinden fazla değer vermemek gerektiğini,

Ve kendime verdiğim bir sözü tutmuş olmanın gururunu yaşıyorum. 50 yaşında kitap yazmak istemiştim. “Torbayla Yaşamak” geçen yıl çıkmıştı. Bugün de kendime en özel hediyem ikinci kitabım “Puglia’da bir Ömür” baskıya girdi.

Ömür Kahraman – NAME HABER


Haberi Paylaş: https://namehaber.com/?p=1090

, , ,
Genel